HELAL BELGESİ
MSDS
DANIŞMANLIK
ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi
ISO 9001:2008
ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi
ISO 22000 Gıda Güvenliği (HACCP)
OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği
CE Belgesi / CE İşareti / CE Markalama / CE Belgelendirme
BRC Belgesi
UKRSEPRO Ukrayna İhracat Belgesi
Marka
TSE
Toplam Kalite Yönetimi
Altı Sigma
ISO Eğitimleri
Site Haritası

Altı Sigma İle Kalite Farkını Yaratmak

Altı sigma yönetim tekniğinin uygulanması önce belirli bir hazırlık ve eğitim döneminden geçilmesini ve şirketteki her kademedeki çalışanın katılımını zorunlu kılıyor. Bu tekniğin iyi sonuçlar vermesi aşağıdaki örgütlenmenin yapılmasını gerektiriyor:

>> Altı sigmanın başarısı için üst yönetimin bu sürekli iyileştirme modelini tam anlamıyla benimsemesi şart.

>> Kurulacak bir ?liderlik ekibi?, altı sigmanın hedeflerini ve çalışmaların genel kapsamını belirler. Alınan sonuçlar bu ekipte değerlendirilir ve stratejik önceliklere dönüştürülür. Pilot projelerin seçimi ve uygulama kapsamının genişletilmesine de bu ekip karar verir.

>> ?Şampiyon? adı verilen, bazen de ?sponsor? olarak tanımlanan üst yönetici, altı sigma çalışmalarını yönetir ve değişik bölümlerdeki çalışmaların eşgüdümünü sağlar. Şampiyon, projenin orta vadedeki hedefini ve yönünü belirler ama hatalara karşı mücadele veren ekipleri, kendi iç yönetimlerinde serbest bırakır. Şampiyon sürecin sahibi ve en üst düzeydeki sorumlusudur.

>> ?Usta kara kuşak?, altı sigmada uygulama lideri görevini üstlenir. İşlerin günlük yönetimini ve değerlendirmesini bazen ?uzman? veya ?rehber? olarak adlandırılan bu kişiler yapar. Uzakdoğu savaş sanatlarından esinlenilerek verilen bu ad, uygulama liderlerinin hatalara karşı acımasızca mücadele verme azmini simgeler. Eğitim çalışmalarını da bu altı sigma müdürü yönetir ve üst kademelere projenin gelişimi konusunda belirli aralıklarla rapor verir.

>>?Kara kuşak?lar, altı sigma yönetim tekniğinde proje lideri veya ekip lideri olarak görev yapar. İyileştirme ve hataları giderme çalışmalarından doğrudan sorumlu olan kara kuşak, sorunlar ve hatalara karşı mücadelede ön saftadır. Hataların analizi, sorunlar için alternatif çözüm yollarının geliştirilmesi ve ölçümler kura kuşaklar tarafından yapılır. Kara kuşak, ekibindeki kişileri eğitirken şirketin departman yöneticileri ile de verimli bir işbirliği kurmayı amaçlar.

>> ?Yeşil kuşak?lar, proje ekiplerinin üyeleri olarak çalışır. Bu kesim, iyileştirecek süreci en iyi tanıyan ve müşteri ile doğrudan ilişkisi olan kişiler arasından seçilir. Hatalara karşı savaşan ekiplerin bu bilgili ve çalışkan askerleri, altı sigma çalışmalarının vazgeçilmez unsurudur.

Altı sigma yönetim tekniğini uygulayacak şirket sürekli iyileştirme için bir ?yol haritası? hazırladığı takdirde eğitilmiş hata savaşçılarından en yüksek verimi alabilir. Yol haritası hazırlanırken bazı ürünlerin kalitelerine veya yapılan hatalara yoğunlaşmak yerine önce işe süreç analizi ile başlamak gerekir. Yol haritası, rakamların ve istatistik göstergelerin, çalışmaları karmaşıklaştırmasını önler. Konunun uzun vadeli bir perspektiften incelenmesi ve müşterinin sesine kulak verilmesi, verimliliğin sürekli olarak yükseltilmesine imkân verir. Yol haritası olmadığında şirket yönetimi, ISO 9000 veya benzer bir sertifikaya hak kazandıktan sonra işin bittiğini düşünebilir. Oysa küreselleşen dünya ekonomisinde, ancak sürekli iyileştirmeyi amaçlayan şirketler ayakta kalabilir.

Kalite Farkını Adanmışlık Duygusu Yaratır
Araştırmalara göre ABD havaalanlarında yapılan bagaj taşımasındaki hataların oranı 1 milyon işlemde 8200?ü buluyor. Bu hatalar nedeniyle bagajlar kayboluyor veya başka bir kente gidiyor. Bu hataların ekonomiye yıllık maliyetinin ise 2,5 milyar dolara yükseldiği hesaplanıyor. ABD Hava Kuvvetleri?nde veya hava trafik kontrol kulelerinde yapılan hataların sayısı ise 1 milyon olayda 20?ye kadar iniyor. Sivil havacılık kazalarındaki ölüm oranı ise 0,7?yi aşmıyor.

Havacılığın çeşitli alanlarındaki bu hata oranlarındaki büyük farklılığın bir bölümü teknik ve örgütsel nedenlerden kaynaklanıyor. Ancak insanların yaptıkları işlere yaklaşımı da hatalarda önemli bir rol oynuyor. Kişi, işini yaparken gerekli özen ve dikkati gösterdiğinde hata ihtimali hızla azalıyor. İşini ciddiye alan, yaptığı işe sonuna kadar yoğunlaşan kişi, ister bagaj taşımasında, isterse trafik kontrol kulesinde çalışsın görevini en iyi şekilde yapıyor. Aynı ülkenin aynı işyerinde çalışan insanlarının performansını, bilgi ve eğitim kadar adanmışlık duygusu da etkiliyor.

Şirketlerde de durum havaalanlarından pek farklı değil. Ortalama bir şirkette 1 milyon işlemde hata sayısı 66 bin 800?e kadar tırmanabilir. Özensizlik, boş vermişlik ve dikkatsizlik hataların sayısını zincirleme reaksiyonla hızla büyütür. Birinci sınıf şirketlerde ise hata oranı 1 milyonda 20?ye kadar geriler. Kapıcısından genel müdüre kadar kendini işine adayan ve yapabileceğinin en iyisini ortaya koyan şirketlerde herkes geleceğe güvenle bakabilir.

Esasında küçüklü büyüklü işlerimiz, eylemlerimiz, hayatımız boyunca yükselttiğimiz bir yapının tuğlalarına da benzer. İlişkilerin sağlamlığı, yapılan işlerin kaliteli olması, hayatımızın çirkinliklerden arınarak güzelleşmesi bu tuğlaların tek tek sağlam olmasına bağlıdır. Bu sağlamlık da önemli veya önemsiz her işte mümkün olanın en iyisinin yapılması ile sağlanır. Kendini işe vermek veya kendini işine adamak kelimeleri ile tanımladığımız bu ruh hali, bu ?adanmışlık duygusu?, hayatlarımızı güzelleştirir.

İş veya görevler şişirilerek ve baştan savma bir şekilde yapıldığında ise ailede, işyerinde ve giderek toplumun bütününde kalite düşer. Hatalar ve çirkinlikler çoğaldıkça, insanlar en mükemmeli hedeflemek yerine sıradanlığa razı olmaya başlar. Başkalarının özensiz ve saygısız davrandığı kişi, bu olumsuzlukları çevresindekilere yansıtır.

Adanmışlık duygusuna sahip bir kişi önemli, önemsiz iş ayırımı yapmaz. Onun sildiği cam bile pırıl pırıl parlar, hemen fark edilir. Yöneticilerin kendilerini yaptığı işe adaması ise şirketi büyütür, işsizlere iş kapısı açar.

İstatistik hesaplarının yoğun olarak kullanıldığı altı sigma yönteminde adanmışlık duygusu ve bu duyguyu sürekli besleyen bir iş heyecanı önemli rol oynar. Zaten tutku ve heyecan yalnız işimizde değil, hayatımızın her alanında itici güç olarak bize dinamizm kazandırır.

Ünlü filozof Immanuel Kant, "Heyecan duyulmadan yapılan bir işte başarı sağlanamaz" diyerek duygu ve akıl ilişkisine çok önceden dikkat çekmişti. Bizim "Aşk olmayınca, meşk olmaz" atasözümüz ise ta yüzyıllar öncesinde insanların bu gerçeğin farkında olduğunu gösterir. Heyecan ve tutku, yalnız günlük işlerde değil, bir konuyu analiz ederken de gereklidir. Tutku ve coşku, zekâyı keskinleştirir ve sezgiyi berraklaştırır. Heyecanın beynimizde yarattığı parlak ışık, bilimsel analizlerde bile çözüm için gerekli öğeleri bulup fark etmemizi sağlar.

Bu tespitler, son beyin araştırmaları ile de doğrulandı. Nörolog Antonio Damasio, beynin sol tarafındaki hesap-kitap yeteneğinin en yüksek düzeye çıkmasının ancak sağ taraftaki duygu yoğunlaşması ile mümkün olabileceğini kanıtladı. Bizim "gönül" kelimesi ile tanımladığımız bu ?duygu yoğunluğu? olmadan kişinin kendini bir işe adamasının imkânsız olduğu, bu araştırmaların çok öncesinde de biliniyordu zaten...

Kaynak: Referans Gazetesi / Faruk Türkoğlu                             
                                                                                                                                                                              <<önceki

Copyright © 2009 Beyoğlu Danışmanlık - Tüm Hakları Saklıdır.
Adres: Osmaniye Mah. Şirin Sok. Tekin Plaza B Blok No:6 Kat:2/2 Bakırköy / İstanbul
TEL: (212) 510 39 71 - FAX : (0212) 510 39 71 GSM : (0532) 350 82 45 E-Posta: bilgi@beyogludanismanlik.com